banner ad
0

Artistik Cep Telefonu Fotoğrafçılığı

Yazar: Vasgen Değirmentaş

Bu yazıyı okurken eminim pek çoğunuzun cebinde iOS, Android ya da başka bir işletim sistemine sahip akıllı cep telefonları ve pek çoğunun da üzerinde en az 5-6 milyon piksellik bir kamera bulunuyor. En çok 10 sene önce, bu kameraların optik kalitesi ve diğer çekim özellikleri çok zayıftı. Sürekli devam eden teknolojik gelişmeler sayesinde bugün ulaştıkları seviye pek çok ileri seviyeli kompakt dijital fotoğraf makinesi ve hatta 4/3 sistemindeki aynasız makineler ile başa baş rekabet edecek duruma geldi. 

Kameralı telefonların hızı ve diğer özellikleri, ileri seviyedeki DSLR ile kıyaslanamasa bile, haber ve dokümanter fotoğrafçılıkta çalışanlar için, özellikle “Fotoğraf ve film çekimi yasaktır” ortamlarında, her zaman cebinde küçük ve sessiz bir kameranın olmasının avantajı, kameranın teknik sınırlamalarını göz ardı bırakabiliyor. 1990’lı yılların başlangıcında ilk defa Japonya’da J-Phone tarafından piyasaya sunulan kameralı telefonların üzerinden yaklaşık 20 yıl geçti. Geçen bu yirmi yılda telefonların boyutu küçüldü, ağırlığı azaldı. İnternet erişimi eklendi ve kullanıcı bilgiyi, görüntüyü her yerde herkesle anında paylaşabilir oldu.

Cep telefonu kullanarak paylaşılan ilk fotoğraf, 11 Haziran 1997 günü, Philippe Kahn’in cep telefonundaki kamera ve kablosuz paylaşım yazılımı ile kızı Sophie’nin doğum fotoğraflarını tanıdığı 2.000 'den fazla akraba, aile dostu ve arkadaşlarıyla paylaşmasıyla başladı. Fotoğrafın bu anında paylaşım yolculuğu inanılmaz bir hızla gelişti, 2008 yılına ulaştığımızda Nokia, o yıl Kodak’ın sattığı filmli kameralardan daha fazla kameralı cep telefonu sattı. 2012 yılına ulaştığımızda ise Nokia’nın 41 milyon piksellik “808 PureView” modeli, iPhone 5 ve Samsung Galaxy serisi ile ulaşılan kalite seviyesi, görsel dünyada çalışan profesyonellerin dahi ilgisini çekmeyi başarıp tüm dünyadaki cep telefonu sayısını 4,6 milyara ulaştırdı. Yirmi yılda ulaşılan bu sayıdan geleceğin ne yöne gittiğini tahmin etmek her halde çok zor olmamalı.

Cep telefonlarının hızlı gelişimi ve bu piyasanın büyüklüğü, bu süreçte doğan veya daha önceden de var olan yazılım firmalarının hızla cep telefonu kullanıcılarına çektikleri fotoğrafı anında telefon üzerinde düzenlemeye ve efektler uygulamaya yardımcı fotoğraf uygulamaları sunması hayatımıza yeni bir olgu daha ekledi; o da “iphoneography”. Bu kelimeyi yaratan iki popüler uygulama; Instagram ve Hipstamatic oldu. Bu yeni görüntü dünyasını vaktiniz olduğunda  www.iphoneography.com adresinden incelemenizi öneririm.

Hipstamatic, mobil görüntü işlemenin önde gelen yazılım firmalarından biri oldu. Özellikle Facebook kullanıcılarının duvarlarında o gün çektikleri fotoğrafı sanki 50 yıl önce çekilmiş gibi gösterebilmeleri, kullanıcılara çok ilginç gelmiş olmalı ki Facebook duvarları bu fotoğraflar ile dolup taştı. Önce pek çoğumuz bunun bir heves olduğunu ve geçip gideceğini düşünüyorduk, oysa New York Times’ın fotoğrafçısı Damon Winter’ın Afganistan’daki savaşı belgelerken bu uygulamayı da kullanması, fotoğraf dünyasının bakış açısını değiştirdi. 

Instagram Kevin Systrom ve Michel Krieger, tarafından Ekim 2010’da iPhone dünyasına tanıtıldı. Bu uygulama tüm dünyada 80 milyon üzerinde kullanıcı tarafından ilgi buldu ve 2 yılda yaklaşık 4 milyar fotoğrafı paylaştı. Instagram’ın son zamanlarda Android cihazlar için destek sunması bu sayının daha da hızla büyüyeceğini gösteriyor. Instagram uygulaması 2012 yılında Facebook tarafından 730 milyon dolara satın alındı. Bu iki uygulamanın açtığı yol, benzeri pek çok uygulamanın doğmasına ve bu piyasanın çığ gibi büyümesine neden oldu.

Facebook’un Instagram’ı alması Google’da da bu tip bir yazılım için arayışa yol açtı. Google’ın tercihi San Diego kökenli yazılım firması Nik Software’ın Snapseed’i oldu. Önümüzdeki yıllarda cep telefonlarının dijital görüntülemede daha yoğun kullanılacağı şüphesiz ve bu alanda bize ne tür yenilikler sunacaklarını ve bu dünyadaki rekabetin nasıl süreceğini de merakla bekleyeceğim.

 

Leave a Reply




If you want a picture to show with your comment, go get a Gravatar.