banner ad
0

Dijital yaşamınız korumayı hak ediyor!

Güvenli içerik yönetim çözümleri alanındaki uzman şirketlerden biri olan Kaspersky Lab, kullanıcılara dijital yaşamlarını koruma altına alabilecek basit metotlar sunuyor.

“Bulut” kavramı artık sadece şirketlerin değil bireysel internet kullanıcılarının da gündemine yerleşti. Facebook üzerinden iletişim kuruyor, Gmail üzerinden e-posta gönderiyor ve önemli bilgilerimizi iCloud veya Dropbox’ta depoluyoruz. Sadece birkaç yıl içerisinde, uygulamalar ve depolama alanları, kişisel bilgisayarlardan yerel ağlara, oradan da internete kaydı.

Bu hızlı dönüşümün aksine güvenlik sistemleri, 1980’lerden bu yana çok az bir evrim yaşadı. Güvenli içerik yönetim çözümleri alanındaki lider şirket Kaspersky Lab’in çalışmalarına göre, kullanıcıların büyük çoğunluğu bu konuda güvenlik çözümlerinden faydalanmak bir yana, kullanıcı adı ve şifre kombinasyonları konusunda bile duyarlı davranmıyor. Oysa sadece 2012’de yaşananlar bile dijital yaşamlarımızın tam bir korumayı hak ettiğini gözler önüne seriyor. Bu yıl, Haziran ayında LinkedIn üzerinden 6.4 milyon kriptolu veri kaydı, Şubat ayında YouPorn üzerinden 1.4 milyon şifresiz giriş ve Temmuz ayında Billabong.com’dan 35 bin açık şifre çalındı.

Tüm bu olanlar, erişim verilerimizin suçluların ellerine düştüğü takdirde, sadece bulut hizmetlerinde depoladığınız verilerin değil, tüm dijital hayatımızın bütün çıplaklığıyla açığa çıkabileceğini ortaya koyuyor. Üstelik bu yaşananlar aynı zamanda, suçluların yöntemlerinin de ne kadar geliştiğini de gösteriyor. Geçmişte, bir bilgisayardaki kripto kodunu kırmak için yıllarca çalışmak gerekirken, bugün aynı işlemi, bağlı durumdaki binlerce bilgisayarda, dakikalar, hatta saniyeler içinde gerçekleştirebilmek mümkün.

Güçlü şifreler oluşturmakla işe başlayın

Kaspersky Lab’in kullanıcılara zararlı yazılımlarla savaşmak adına önerilerinin başında, güncel bir koruma programının kurulumu ve güçlü şifre oluşturulması geliyor. Şifre, mümkün olduğu kadar uzun olmalı ve en az 8 karakter içermeli. Üstelik şifrelerin “12345678” ya da “abcdefg” gibi sıralı karakterlerden oluşmamasına dikkat etmek gerekiyor. İdeal olan, büyük ve küçük harflerin bir karmasından oluşması ve en az bir özel karakter ile bazı rakamları içeriyor olması.

İlk bakışta bu zor gibi görünse de, Kaspersky Lab’den David Emm’in bunun için çok basit bir sistem önerisi var. Emm, çeşitli yerlerde kullanılan sabit tek bir şifre yerine, güçlü şifreler oluşturmak için belirli bir yöntem ezberleyebileceğinizden bahsediyor. Mesela, şifre oluşturmak istediğiniz hizmetin adını kullanırsınız; örneğin “bankam”. Sonraki adımda, dördüncü harfi büyük yazıp, sondan bir önceki harfi kelimenin başına getirirsiniz. Bu noktada şifreniz “abanKm” halini alır. Ardından, kelime içindeki belirli bölgelere özel karakterler ve rakamlar yerleştirirsiniz. Örneğin üçüncü karakterden sonra ve sondan bir önceki karakteri farklı kullanırsınız. Böylece bu çok basit şifre, “aban3K$m” olarak çok güvenli bir şifreye dönüşür.

Bırakın şifrenizi o hatırlasın

Buna rağmen hafızanıza güvenmiyorsanız, şifre yöneticisi olarak bilinen programları kullanmanızda fayda var. Bu programlar, içlerindeki bilgi bir şifreyle kriptolandığından dolayı, giriş bilgileri için bir kasa görevini görüyor. Böylece sadece kasa şifresini hatırlamanız yeterli oluyor. Diğer tüm şifreler ise, şifre yöneticisi tarafından rastgele oluyor.

Kaspersky PURE 2.0 Total Security kullanıcıları güvenlik çözümünü aldıklarında, “Şifre Yöneticisi”ne de otomatikman sahip oluyor; ancak program harici olarak da şifre yöneticisini satın almak mümkün. “Kaspersky Password Manager”ı satın aldıktan sonra sınırsız kullanabilirsiniz.

 

Leave a Reply




If you want a picture to show with your comment, go get a Gravatar.