banner ad
0

Dini Törenlerde Fotoğraf Çekmek

Yazı ve fotoğraflar: Ömer Serkan Bakır

Her ortamda fotoğraf çekmenin pek kolay olmadığını hepimiz biliyoruz. Özellikle işin içinde insan öğesi olduğu zaman herkesin tepkisi birbirinden farklı olabiliyor. Kimi kişiler fotoğraflarının çekilmesinden rahatsız olmazken, kimileri ise fotoğraf makinenizi gördüğünde bile size tepki gösterebiliyor.

2000 yılında İran’a yaptığımız bir fotoğraf gezisi öncesinde ilk kez gideceğimiz bu ülke ile ilgili bazı önyargılarımız vardı. Kulaktan dolma bazı bilgiler bu önyargılarla birleşince, kafamızda fotoğraf çekerken karşılaşabileceğimiz problemlerle ilgili soru işaretleri oluşmaya başladı. Acaba insanlar fotoğraf çekerken bize tepki verecek miydi? Camilerde, ibadethanelerde nasıl karşılanacaktık? İşte tüm bu soru işaretleri netleşmeden İran’a gitmiştik bile… Ancak zaman ilerledikçe gördük ki bazı endişelerimiz yersizdi. Benzer endişeleri iki kez gittiğim Pakistan’da da yaşadım. Ancak tüm tehlikelere ve zorluklara karşın en rahat fotoğraf çekebildiğim ülkelerden biri oldu Pakistan. Tabi şunu unutmamak lazım, gezdiğiniz yerlerde eğer ibadethaneleri ve dini törenleri fotoğraflamak isterseniz her bölgeye özgü bazı kurallara uymak zorundasınız.

Biraz önce, İran’a gitmeden önceki endişelerimizin yersiz olduğunu anladığımı söyledim. Ancak bazı sıkıntılar da yaşamadık değil. Örneğin, Kerman şehrinde büyük bir dini merkezin kapısı, erkekler ve kadınların ayrı ayrı giriş yapması için bölünmüştü. Bizim gruptan bir fotoğrafçı arkadaş tripodu kurup, kadınların giriş yaptığı kapının önünde oldukça uzun bir süre fotoğraf çekti. Bir süre sonra insanların tepkisi büyüdü ve şikayet üzerine polisler geldi. Hepimizi merkeze götürüp ifademizi almak istediler. Neyse ki bu tür durumlar için yanımızda duran yerel rehberimiz konuyu bir şekilde halletti.

Yine İran’da, Shiraz kentinde içi küçük ayna parçaları ile süslenmiş bir türbe caminin içerisinde fotoğraf çekmenin yasak olduğu söylendi. Şansımı denemek istedim… Sadece fotoğraf makinemi alarak içeri girdim ve yere oturdum. İçeride sadece 3-4 kişi vardı. Makinemi doğrultup iki kare deklanşöre bastım ve o anda kollarımdan tutan iki kişi beni nazikçe (!) dışarı çıkardı.

Pakistan’da da sadece Müslümanların girebildiği bazı yerlerde fotoğraf çekerken yanıma gelen kişiler ciddi şekilde beni sorguya çekmiş ve Müslüman olduğumu anlamaya çalışmışlardı. Özellikle Kuzey Pakistan kesiminde şu anda Taliban’ın yönetiminde olan pek çok yere 2005 senesinde gitmiş, Türk ve Müslüman olmamızın sağladığı rahatlıkla girilmez yerlere girmiş ve çekilmeyen pek çok kare yakalamayı başarmıştık.

Her Dine Özgü Kurallar Var!

Dini yerler konusunda her ülkenin ve dinin kendine özgü kuralları olabiliyor. İki sene önce gittiğim Hindistan gezisinde Varanasi’de ünlü Altın Tapınak (Wisheshwara) sokağının girişinde uzun süre bekledikten, çantalarımızı emanete bıraktıktan ve en az 3 kere silahlı askerler tarafından arandıktan sonra sokağa girmemize izin verildi. Ancak tapınağın kapısına geldiğimizde buraya Hindu olmayanların giremediğini öğrendik. Basamaklı bir yerden sadece tapınağın ucunu görebildik. Buna benzer, kendi dinlerinden olmayanların giremediği yerleri Hindistan, Nepal, Pakistan, İran gibi daha pek çok ülkede daha gördüm. Onun için bu tür durumlarda konuşmaya, karşınızdakini ikna etmeye falan çalışmayın. Sadece bu kurallara saygılı olun!

Bu kurallar sadece dini mekanlara girme konusunda olmayabilir. Bazı dini mekanlarda yapılan törenleri izleme ve özellikle fotoğraf çekmek için de bazı izinler, yazışmalar veya uzun konuşmalar, ikna çabaları içerisine girmeniz gerekebilir. Hangi dinde olursa olsun pek çok törende fotoğraf çekilmesine izin verilmez. Çünkü fotoğraf çeken kişi törenin işleyişini bozabilecek pek çok davranış içerisine girebilir. Bazen ilk kez gördüğünüz bir dini törende fotoğraf çekerken nerede duracağınızı, nasıl davranacağınızı bilemeyebilirsiniz. Bunun sonucunda da etrafınızdakilerin huzursuz ve sonrasında kaba davranışlarıyla karşılaşabilirsiniz.

Tabi her zaman böyle olacak diye bir kural yok. Geçtiğimiz senelerde Fotoğraf Dergisi yazarları olarak Gürcistan’ın Batum şehrinde bir kilise ziyaretimiz sırasında, üç çiftin dini nikah törenlerinin yapıldığını gördük. Önceleri temkinli bir şekilde yaklaşıp, acaba fotoğraf çekmemizde bir sorun olur mu diye kendi kendimize sorarken, etrafımızdakiler fotoğraf çekebileceğimizi söyledi. İzin alınmıştı! Hepsini yakından tanıdığınız 6-7 fotoğrafçı törenin etrafını sararak sürekli fotoğraf çekmeye başladı. Öyle ki deklanşör sesleri bir an olsun susmadı. Tabi bazı aksiliklerde yaşanmaya başladı. Biri geçilmemesi gereken yerden geçmeye çalıştı, bir diğer fotoğrafçı yanan mumlardan montunu tutuşturuyordu, bir diğeri deklanşöre seri modda bastığı için çıkan sesten dolayı sürekli kafaların ona çevrilmesine neden oluyordu, bir diğer fotoğrafçı törenin yerinin ışık açısından yanlış bir yerde yapıldığını biraz daha geride olmaları gerektiğini söylüyordu. Ben mi? İkinci kata çıkıp yukarıdan nasıl görünür diye merak ettim. Kilisenin girişinde bir kapı bulup ikinci kata çıktım. O sırada töreni yöneten papazla uzaktan göz göze geldim ve el işareti ile beni aşağı inmem konusunda uyardı. Tüm bunlara rağmen kimse bizi dışarı atmadı! Sanırım nikah törenleri yapılan o üç çift bunu hiç bir zaman unutmayacak.

Bazı Uyarılar!

* Dini törenlerde fotoğraf çekerken her zaman duyarlı ve saygılı olmaya çalışmalısınız. Töreni yönetenlerin ve izleyicilerin sizden tek isteyebileceği şey, daha hassas ve sessiz olmanızdır. Burada yapacağınız yanlış bir hareket tepki çekebilir ve işinizi zorlaştırabilir. İbadet esnasında insanlar rahatsız edilmek ve genelde de fotoğraflarının çekilmesini istemeyebilirler. Biraz önce söylediğim gibi böyle bir durumda kimse ile tartışmaya girmeyin. 

* Fotoğraf çekimi sırasında eğer başka arkadaşlarınız varsa onlarla yüksek sesle asla konuşmayın. Hatta konuşmak yerine başınızla, gözlerinizle anlaşmaya çalışın. Özellikle içeri girmeden önce mutlaka cep telefonlarınızın sesini kapatın ve içeride telefon görüşmesi yapmayın.

* Törenler esnasında fotoğrafının çekilmesini istemeyen biri genellikle size cevabını sessizce verecektir.

* Dini merkezlerde yapılan cenaze törenlerinde veya mezarlıklarda ise, insanlar matem havasında olacaklarından onların rahatsız olacakları sınırı zorlamamak gerekir. Ani tepkiler verebilirler, burada yapılabilecek en büyük hata, gülmek ve yüksek sesle konuşmaktır. Her zaman bir cenazede olduğunuzu unutmadan çalışmalısınız.

* Bazı törenlerin ortasında fotoğraf çekme şansınız olmayabilir. Böyle bir durumda imkanınız varsa, kalabalıkları ve töreni daha iyi görebileceğiniz yüksek ve hakim noktalara çıkabilirsiniz. Böylelikle hem gözlerden uzak olursunuz hem de daha kontrollü bir çekim şansı yakalarsınız.

* Bazı dini mekanlar çok az ışık alır ve yine az miktarda yapay ışıkla aydınlatılır. Ama aydınlatma ortamı nasıl olursa olsun flaşla fotoğraf çekmeniz pek uygun olmaz. Eğer tek bir noktada durup fotoğraf çekecekseniz, izin verilirse bir tripod veya monopod kullanabilirsiniz. Ancak yine de ISO değerini yükseltip, hareketli konuları net bir şekilde çekmeye çalışmalısınız.

* Açık havada yapılan törenler çekim açısından daha kolaydır. Uzaktan tele objektiflerle de çalışılabilir. Bu tür ortamlarda 70-200mm, 75-300mm gibi bir tele zoom objektif işinizi görecektir.

* Bir fotoğrafçı olarak elinizdeki fotoğraf makinesi ile zaten yeterince dikkat çektiğiniz için giydiğiniz kıyafetlerle bunu dengelemeye çalışın. Yani fazla dikkat çekmeyen, iddialı renkler içermeyen kıyafetler seçin. Konu olarak insanlarla yoğun olarak çalışan fotoğrafçıların yaptığı en büyük hatalardan biri, gösterişli kıyafetler giymek ve büyük fotoğraf çantaları kullanmaktır. Özellikle cami, kilise ya da açık havada yapılan birçok tören ve ibadette ne kadar az dikkat çekerseniz o kadar rahat fotoğraf çekebilirsiniz.

 

Leave a Reply




If you want a picture to show with your comment, go get a Gravatar.