banner ad
2

İğne Deliği Fotoğrafçılığı (Pinhole)

Hazırlayan: Melike Çetinsaraç

En eski fotoğraf tekniklerinden biri olan pinhole fotoğrafçılık çok basit bir ilkeye dayanıyor. Bir iğne deliği kadar açılan alandan yeterli miktarda ışığı filme alarak, fotoğrafınızı oluşturuyorsunuz. Vizörünüz olmadığından kadrajınızı da hayal gücünüzle ayarlıyorsunuz ve böylelikle gerçeküstü bir dünyanın kapıları açılıyor önünüze. Piyasada hazır pinhole’lar satılmakla beraber, evde bile yapabilirsiniz camera obscura’nızı…

Pinhole fotoğrafın duayenlerinden Tuğrul Çakar, Ahmet S. Sabuncu ve Nadir Ede ile bu konudaki çalışmalarını konuştuk.

Tuğrul Çakar

İğne deliği (pinhole) fotoğraf çekmeye nasıl başladınız?

İğne deliği fotoğraf çekmeye 2002 yılında, arkadaşım Ahmet Selim Sabuncu’nun iğne deliği çalışmalarını görerek başladım. Aradan geçen zaman içinde sürekli olmasa da dönem dönem bu çalışmayı sürdürdüm. Çalışmalarım sergileyebileceğim olgunluğa ulaştıktan sonra 2011 Ocak ayında bir sergi ve bir katalogla fotoğraflarımı sanatseverlerin tüketimine sundum. Pinhole fotoğraf çalışmalarımla, dijital görüntü teknolojisinin büyük bir görüntü kirliliği oluşturduğu günümüzde,  teknoloji tutsağı olarak fotoğraf çekmektense, çok eskilere gidip gerçek fotoğrafın büyüsüne ulaşmak istedim.

Ne tür konular pinhole fotoğraf çekme açısından uygundur?

İğne deliği fotoğrafı çekimlerinde ışıklama süresinin, gelişmiş fotoğraf makinelerine göre çok daha uzun oluşu, genellikle durağan konuların seçilmesini gerektirir. Işıklama süresince konuda oluşacak hareketler duyarkata yansır. Ancak bu hareket saptamaları zaman zaman sürpriz sonuçlar da verebilir.

Günün hangi saatlerinde, nasıl bir ışık kullanarak bu fotoğrafları yakalayabiliriz?

İğne deliği fotoğraf çekimlerinde gün ışığı kullanıldığında, güneş ışıklarının konuyu çok sert aydınlatmadığı saatler seçilmelidir. Ben çekimlerimde güneş ışığının konuyu direkt olarak aydınlatmadığı alanları seçtim. Oluşacak kontrast sonuçlardan kaçtım diyebilirim. Kullandığım filmler ise genelde düşük hızlı filmler oldu

Kadraj ayarlama tekniğinizden bahseder misiniz?

Kullandığım camera obscuraları ellerimle hazırlıyorum. Üzerlerinde bir vizör olmadığından kadraj seçimleri biraz rastlantıya, birazda deneyime dayanıyor. İğne deliğinin hangi mesafeden, hangi açıyı görebildiğini önceden yaptığım testlerle yaklaşık olarak saptayabiliyorum. Bundan sonrası karanlık kutuyu sabitlemek ve konuya doğrultmaktan ibaret. Hata yapıp yapmadığınızı ise ancak filmlerinizi yıkadıktan sonra görebiliyorsunuz.

Pozlama süreleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Pozlama süreleri gün ışığında 8 – 15 saniye arasında değişiyor. Akşam çekimlerinde ise bu süre dakikalara kadar uzayabiliyor. Banyo edilen filmin, olması gerekenden daha koyu ya da daha açık olması halinde, baskı aşamasındaki müdahalelerle doğru sonuca ulaşmanız mümkün olabiliyor.

Sonuçları elde ettiğinizde neler düşünüyorsunuz?

Saniyede 12 kare fotoğraf çekmektense 12 saniyede bir fotoğraf çekmek ve büyük sabır gerektiren bu uğraşı sonunda elde ettiğim fotoğrafların tekrarlanamaz sonuçlarına ulaşmak elbette çok güzel. Şimdilerde ise zaman buldukça bu çalışmalarımı sürdürüyorum.

Ahmet Selim Sabuncu

İğne deliği (pinhole) fotoğraf çekmeye nasıl başladınız?

İlk testleri 1987’de Linhof Tehnica ile yapmaya başlamıştım. Kart üzerine çekim yapıyordum. Körük sayesinde değişen odak uzaklıklarını test etmek daha kolay oluyordu. Sonuç alıyordum ama bu sonuçların hiçbiri beni heyecanlandırmıyordu. Daha sonra bu çalışmayı bıraktım. Yıllar sonra İsrailli fotoğrafçı İlan Wolff’un fotoğraflarını gördüm ve bu teknikle daha çok şey yapılacağını gördüm. Tabii o zaman internet yoktu. Bilgiye ulaşmanın tek yolu kütüphanelerdi. Ankara’da taramadığım kütüphane kalmadı. Bilkent Üniversitesi’nde o zaman öğrenci olan sonraki dönemlerde bu tekniğin temsilcilerinden olacak olan Tuba Köymen’in bulduğu 1-2 sayfa nota sarıldık. Korkunç bir dönemdi. Yapılabilecek her şeyi yaptım. Çevremdeki herkesi epeyce bunalttım. Yaklaşık 3 ay sonra ilk doğru sonuçları aldım.

Ne tür konular pinhole fotoğraf çekme açısından uygundur?

İğne deliği fotoğraf tekniği sadece bir teknik. Burada dikkat edilmesi gereken yine fotografik değerler. Kızılötesi filmlerle çekilen fotoğraflarda da bu tür yanılgılar oluyor, ne çekseniz bu oldu zannediyorsunuz. Garbis Özatay bir foto muhabiri olarak yıllar önce TBMM’de, fotoğraf makinelerinin alınmadığı bir oturumda bir kibrit kutusuyla çekim yapmıştı. Yani fotoğrafı gene fotoğrafçı çekiyor. Her konuya uygun tekniği fotoğrafçı seçer.

Günün hangi saatlerinde, nasıl bir ışık kullanarak bu fotoğrafları yakalayabiliriz?

Böyle bir sınır yok. Günün her saatinde bu teknik ile çekim yapabilirsiniz.

Kadraj ayarlama tekniğinizden bahseder misiniz?

Bu yaptığınız, tasarladığınız makineye bağlı. Yapacağınız testlerle doğru çerçeveleri bulabilirsiniz.

Pozlama süreleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Pozlama sürelerinin hesaplanması ile ilgili pek çok yöntem var. İnternette makine yapımından pozlama sürelerini anlatan (www.mrpinhole.com) siteler var. Ben genelde test sonuçlarıma güveniyorum.

Bu teknik son yıllarda yaygınlaşmaya başladı. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?

İğne deliği fotoğrafına ilgi duyanların ya da bu tekniği öğretenlerin, sunanların, önemli bir yanılgısı var. Fotoğraf makineniz yoksa işte size iğne deliği tekniği! İğne deliği genel anlamda fotoğraf üretimi için sadece bir teknik. Tercihiniz, siyah-beyaz ya da kızılötesi kullanmaktan farklı değil, ya da Photoshopta montaj yapmaktan. Bu sadece üretimin başında verdiğiniz basit bir karar aslında. Üretmek istediğiniz fotoğrafı iğne deliği tekniği destekliyorsa bu tekniği kullanırsınız. Desteklemiyorsa dijital ortamda çalışırsınız. Teknik sadece anlatımınızı destekleyen bir yoldur. İğne deliği tekniğinin makinesi olmayanlara önerilmesi hep garip geldi. Çünkü tabaka filmleri Türkiye’de bulmak neredeyse imkansız. Yurtdışından sürekli film getirtmek de oldukça pahalı. Bir hafta sonu çalıştayı olarak eğlenceli bir teknik ama sanatsal bir üretim sürecine girmek ve bu yönde çalışmak oldukça zor.

Nadir Ede

İğne deliği (pinhole) fotoğraf çekmeye nasıl başladınız?

1980’lerin ortalarından beri birkaç üniversitede fotoğraf üzerine dersler veriyorum. Bu dersler zaman zaman fotoğraf tarihini de içine alıyor. Bildiğiniz gibi fotoğraf makinesinin başlangıcı bir tür iğne deliği kamera. Bu tür bir aracın varlığı zaten nerede ise bin yıldır biliniyor. Çalışma prensibi de Rönesans’ta açıklanıyor.

Bana gelince “Fotoğraf Dergisi”nin Yayın Yönetmenliğini yaptığım yılların birinde sevgili dostlarım Ahmet Selim Sabuncu ve Tuğrul Çakar’la “İğne Deliğinden İstanbul” adını verdiğimiz bir proje üzerinde çalıştık ve çektiğimiz fotoğrafları “Fotoğraf Evi”nde sergiledik. Daha sonra rahmetli Ömer Uluç, Akbank için hazırladığı “Beyoğlu 14-18” projesi için İstiklal Caddesi’ni iğne deliği fotoğraf makinesi ile fotoğraflamamı istedi. Kısaca böyle başladım diyebilirim. O zaman 4×5 inç film kullanan bir makine yapmıştım. Şimdi kullandığım makine ise ahşap bir puro kutusu arkasına yerleştirilmiş bir magazin, roll film kullanıyorum.

Ne tür konular pinhole fotoğraf çekme açısından uygundur?

Pinhole, yani iğne deliği çok küçük bir diyafram oluşturur. İsteseniz de istemeseniz de uzun pozlar vermeniz gerekir. Bu durum hareketli nesnelerin fotoğraflarının çekilememesi demektir. Bu nedenle makineniz bir tripod üzerinde durmak zorundadır. Bu yöntemle hareket eden değil duran şeylerin fotoğraflarını çekebilirsiniz.

Günün hangi saatlerinde, nasıl bir ışık kullanarak bu fotoğrafları yakalayabiliriz?

Ben çekmedim ama “pinhole” makinelerle çekilmiş gece fotoğrafları bile gördüm. Hatta bizim sergimizde Tuğrul Çakar’ın fotoğraflarından biri Çiçek Pasajı’nda gece çekilmişti, bir rakı sofrasını gösteriyordu. Bu tür fotoğraflarda diyaframı değiştiremediğiniz için farklı ışık değerlerinde poz sürenizi değiştirerek doğru pozlama yapabilirsiniz.

Kadraj ayarlama tekniğinizden bahseder misiniz?

Benim yöntemim makinenin arkasına geçip bakmaktan ibaret, bir süre sonra makinenizin nereyi çektiğini kestirmeye başlıyorsunuz.

Pozlama süreleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Ben el pozometresi kullanmayı tercih ediyorum. 8 diyaframda bir ölçü alıyorum (Mümkün olan her durumda düşen ışığı ölçmeye çalışıyorum). Okuduğum poz süresini kaydediyorum. Sonra bir makara filmle aynı yerde aynı konuyu çekerek, deyim yerinde ise harcıyorum. Önce 2 saniye poz veriyorum, sonra 4 saniye, sonra 8 saniye ve film bitinceye kadar poz sürelerini iki katına çıkartarak devam ediyorum. Hemen belirteyim, benim makinem 120 film kullanıyor ve 6x7cm ebadında fotoğraflar çekebiliyorum.

Filmi banyo ettiğimde hangi pozun doğru olduğuna bakıyorum. Örneğin, 8 saniye doğru poz olsun ve ben el pozometremde 8 diyafram için 1/250 saniye ölçmüş olayım. Doğru poz 8 saniye – 1/250 saniye karşı geliyorsa farklı ışık değerlerindeki enstantane sürelerini basit bir orantı ile hesap ediyorum. Aslına bakarsanız yapacağının birkaç saniyelik hata, hatta birkaç dakika poz veriyorsanız 15 saniyelik bir hata bile sonucu çok fazla etkilemiyor.

Pinhole fotoğraf çekmek isteyenlere önerileriniz neler olur?

Şimdi “lens baby” firması hazır “pinhole”lar satıyor. Kendi makinenizi yapmaya çalışmak yerine bunlardan edinip bu tür fotoğraflar çelebilirsiniz. Bu durumda makinenizin pozometresini de kullanabilirsiniz. Eğer fotoğraf makineniz dijitalse sonuçları anında görebilirsiniz.

Yorumlar (2)

Trackback URL | Comments RSS Feed

  1. Nihal Aral diyor ki:

    İğne deliği fotoğrafçılığını araştırıyordum. Sizin bu çalışmanızla karşılaştım. Üç ünlü sanatçıyla yapılan bu röportajda aradıklarımı bulabildim. Onların tecrübelerinden istifade ettim. Siz değerli sanatçı Tuğrul Çakar, Ahmet Selim Sabuncu, Nadir Ede'ye teşekkür ediyorum.  

  2. mMelih diyor ki:

    Değerli bilgileriniz için çok teşekkürler

Leave a Reply




If you want a picture to show with your comment, go get a Gravatar.