banner ad
0

Polaroid’in Türkiye’deki Ticari ve Sanatsal Geçmişi

Yazar: Mehmet Koştumoğlu

Polaroid firması Edwin H.Land tarafından 1937’de kurulmuştur. Firma ilk yıllarında gözlük ve Polarize cam üretimi yapmaktadır. Bu sayede geliştirdiği ve üretimini yaptığı 3D gözlüklerle ilk üç boyutlu film izleyebilme film sektörüne yönelik önemli bir adımdır. Fotoğraf sektörünün de kullandığı Polarize filtreler Kodak firması tarafından ilk kez o yıllarda kullanılmaktadır. 2.Dünya savaşı yıllarında Amerikan ordusu için ürettiği gece görüş sistemleri, Pilot gözlükleri, Periskoplar için renk filtreleri sayesinde firma oldukça büyümüştür. Ancak savaşın sona ermesiyle ABD’nin anlaşmaları feshetmesiyle şirket zora düşmüştür.

Edwin H.Land’ın 1943 yılında geliştirmeye başladığı Polaroid teknolojisini 21 Şubat 1947’deki fuarda dünyaya tanıtmıştır. 1948 yılında ürettiği İnstant Film Kamerası ve Polaroid filmle piyasaları alt üst eden çıkışındaki sekiz pozluk sepia tondaki Polaroid filminden başlayarak, Şubat 2008’e kadar geçen zamanda 50 değişik filmin yanı sıra bunları kullanan 100 farklı model makina üretmiştir. Kimyasal araştırmalar sonucunda, Siyah-beyaz Polaroid 1950’de üretilerek ardından renkli Polaroid 1966’da piyasalara çıkmıştır. Firma 1967 yılından itibaren Fotoğraf makinaları, her çeşit Polaroid film, renkli negatif malzeme ve kimyasallar üretmeye başlar. En yaygın modeli olan SX-70 1972 yılında ortaya çıkar. Kodak firmasının 1944 yılından başlayan ortak üretimleri önce sepia daha sonra Siyah-Beyaz ve renkli polaroidle devam eden ortaklıkları SX-70 makinanın piyasalarda rağbet görmesinin ardından 1976’da Kodak firması anlaşmaları bozarak kendi üretimine başlamıştır. Yaklaşık beş yıl süren mahkemenin ardından Kodak Ekim 1981’de üretimini durdurmak zorunda kalır. Piyasalardan Kodak firmasının çekilmesiyle Polaroid Firması tek başına yoluna devam eder.

Polaroid firmasının üretimlerinden olan 36 pozluk dia ve siyah-beyaz filmler çekildikten hemen sonra bir kimyasal kit yardımıyla banyo ediliyordu. Tıbbi makinalar, özellikle diş çekimlerinde kullanılan sistemler dijital teknolojinin geliştiği yıllarda firmanın ürettiği son üretimler olmuştur. 1990 başlarında Polaroid malzeme, videokaset, objektif, polarize filtre ve elektonik malzemede lider konumdayken gelişen dijital teknolojiye yenik düşerek Şubat 2008’de iflasını istediğinde Fotoğraf dünyasında bir devir kapanmış oldu.

Türkiye’ye girişi ve yaygınlaşması geç olan Polaroid, 1946 yılında kurulan Darfilm firmasıyla ülkemize 1985’li yıllarda özellikle dörtlü vesikalıkla tanınmış ve yaygınlaşmıştır. Resmi kurumlarda önceleri kabul görmeyen bu tip vesikalık fotoğraflar uzun uğraşlardan sonra kullanılmaya başlanmıştı. Fotoğraf stüdyolarının ilk başta klasik haftalık vesikalık çekimlerine sekte vurduğu gerekçesiyle karşı çıktığı bu malzeme, pazarda kendisine farklı bir yer bulmuştur. Acele çekim, resmi kurumlarda hızlı vesikalık gereksinimi Polaroid malzemeyi yaygınlaştırmıştır.

Profesyonel fotoğrafçıların kullandığı soymalı film tipleri olan orta format makinalarda kullanılan 6×7 ebatlarının yanı sıra körüklü makinalardaki 4×5 inch filmler yeteri kadar yaygınlaşmadı. Reklam fotoğrafçıların az sayıda olmasının yanısıra ülkemizdeki fotoğraf stüdyolarında bulunan binlerce orta format makinalarına takılan neredeyse yok sayıdaki Polaroid arkalıklar da bu az kullanımın diğer bir sebebidir.

İntegral film olarak bilinen 10 pozluk filmler kullanan makinalar özellikle şehir merkezlerinde anlık ve hatıra olarak çekimlerde fotoğrafçılar tarafında sıkça kullanılmaktadır. İstanbul’da Galata köprüsü, İzmir’de Konak meydanında sıkça gördüğümüz Polaroid çeken fotoğrafçılar, 1970’li yıllara kadar resmi dairelerin yanında üç ayaklı alimünüt makinalarla acele vesikalık ya da hatıra fotoğrafı çeken meslektaşların yerini almışlardı. Ancak dijital teknolojinin inanılmaz hızlı gelişimi önce Polaroid malzemeyi etkiledi. Ülkemizde de kullanımı gittikçe düşen Polaroid makina ve aparat atıl duruma düştü.

Polaroid firmasının sahibi olan Edwin H.Land yüzlerce buluş yapan bir bilim adamı özelliğinin yanısıra, ileriyi gören ve sanata destek veren kişiliğiyle,  dünyanın sayılı fotoğrafçılarına makina ve film vererek çektikleri görüntüleri satın alarak koleksiyon oluşturmakla başladığı çalışmayı ülkemizde de Darfilm’de uygulamıştır. Bu sayede Ansel ADAMS, Edward WESTON, Harry CALLAHAN gibi fotoğraf dünyasının ustaları tarafından üretilen müthiş fotoğraflar Polaroid firmasının bugünkü koleksiyonunu oluşturken, Türk fotoğrafında özellikle Şahin KAYGUN’un ürettiği Polaroid eserleriyle sanatsal çalışmalara katkıda bulunmuştur. Daha sonraları Tahir ÜN, Orhan Cem ÇETİN, Tuna ÇİNER, Nazif TOPÇUOĞLU, Ali Muhammet BAYRAKTAROĞLU, Aytaç UZMEN, İbrahim GÖĞER ve Mehmet KOŞTUMOĞLU Polaroid malzemeyi kullanarak sergiler açmış ve yayınlar yapmışlardır.

Polaroid çıktının biricikliği sanatsal anlamda fotoğrafik öğelerden ayrılarak onu daha değerli hale koymaktadır. Bu yanından baktığımızda polaroid’le oluşturulan eser çoğaltılabilir negatif ya da pozitife göre daha fazla değer bulmaktadır. Nitekim Polaroid A koleksiyonu Temmuz 2010’da Sotheby’s aracılığıyla rekor seviyede satıldı. B koleksiyonu ise, korunmak üzere Paris’de Maison Européenne de la Photographie ve Lozan’da Musée de l’Elysée arasında paylaştırıldı. Polaroid firmasınca koleksiyona alınan Türk sanatçılar arasında Şahin Kaygun, Tahir Ün ve Tuna Çiner de bulunmaktadır

1992 yılında yitirdiğimiz Şahin KAYGUN, grafik eğitimi almıştır. Önceleri grafiksel resimle ilgilenmiş ardından fotoğrafa “Asker” serisiyle başlangıç yapmıştır. 1980’e  gelince ışık ve beden ağırlıklı siyah-beyaz fotoğraflarını üreten sanatçı, Fotomontajlarla deneysel fotoğrafa ağırlık verir. Darfilm tarafından Polaroid makina ve filmlerle desteklenen Kaygun, üretimini bu alanda vermeye başlar. “Alıştığımız fotoğraf, alıştığımız resim değil ama ne oldukları beni ilgilendirmiyor. Önemli olan iyi bir şey olması. Sanatçı çalışırken onun nasıl adlandılacağını pek hesaba katmaz.” diyen Kaygun çeşitli denemelerle grafik ve fotoğraf bilgisini de ortaya koyarak olağanüstü eserler yaratmıştır. Polaroid malzemesinin gelişme süresi, dayanıksızlığı ve üzerinde çizme, ezme gibi kimyasal reaksiyonlara müdahale yönüyle başlayan üretimlerin yanısıra kadrajlama ve patchwork tarzı yarattığı birçok kareden tek bir kare oluşturma mükemmel eserlere ulaşma başarısını göstermiştir.

Tahir ÜN – Video Analitik, 1996

Tahir ÜN, o dönemde, daha metaforik bir dille ifade yolları ararken, Polaroid’i işlenmesi kolay, deneysel ve plastik yaratı sınırlarını genişleten bir araç olarak görerek 1988 – 1996 yılları arasında “Değişiklik Anları” ve “Video Analitik” adlı iki seri çalışma yapmıştır. Daha çok emülsiyon kazıma, kolaj gibi teknikleri kullanmıştır. 1992 yılında İstanbul’da Arşiv Sanat Galerisi’nde sergilediği çalışmalarından koleksiyonda yer alan üçü “Polaroid Selections” sergileriyle Dünya’nın çeşitli kentlerini gezmiştir.  Tahir Ün, 1993 yılında Seyhan Uluslararası Fotoğraf Yarışması’nda verilen “Şahin Kaygun Özel Ödülü” nün de sahibidir.

Orhan Cem Çetin-1997

Orhan Cem ÇETİN; Darfilm firmasında çalıştığı yıllarda Türkiye’de Polaroid kullanıcılarıyla yapmış olduğu çalışmalarda malzemenin anlaşılması ve yaygınlaşması için her türlü desteği ve bilgiyi vermişti. Kendisi de farklı tekniklerle ürettiği polaroidlerle tanınmaktadır. 1994 yılındaki “İstanbul Fosilleri” adlı Polaroid transfer sergisi, 2000 yılında “Ayak 6” adıyla Polaroid transfer tekniğini kullanarak asfalt üstüne uyguladığı yerleştirme çalışması ve hızlı çalışan bu malzemenin anlık ve teklik prensibi üzerine geliştirdiği performans çalışması bu konuda en bilinen işleridir. O zaman çok konuşulan bu serginin davetine giden izleyiciler, sergi salonunun duvarlarının boş olduğu mekanda, topluca Orhan Cem Çetin’in Polaroid makinasına poz vermişler. Daha sonra bu fotoğraf sergi salonuna asılarak sergilenmiştir.

Mehmet KOŞTUMOĞLU, Polanü 1

Mehmet Koştumoğlu, Orhan Cem Çetin ve Ahmet Şallı (Darfilm) aracılığıyla Polaroid malzeme desteği alıp çalışmalar yapmıştır. 1994 yılında T.C.Kültür Bakanlığınca düzenlenen 6. Devlet Fotoğraf yarışmasında Nü 1 adlı eserle sergilenmeye değer bulunmuştur. 1995 yılında İfsak fotoğraf günlerinde İstanbul Fransız Kültür Merkezinde PolaNü adlı kişisel sergisini açmıştır. Sergi daha sonra İfod’da da (İzmir) açılmıştır. Prof.Dr. Simber Rana ATAY’ın ‘’Bedenin Metafiziği’’ yazısı Fotoğraf Dergisi 4. Sayısında Aralık 1995’de yayınlandığında; Atay, “Sanatçı, modelin, ortamın çekimin ve sonucun uçukluğunda çiziktiriverdiği karalamalarla, ya da kontur belirlemelerle imzasını atmıştır.” diye yazmıştır. 1999 yılında Kosova göçmenlerinin Kırklarelinde kampta tutulduğu yıllarda Körüklü fotoğraf makinası ile 4×5 inch siyah-beyaz polaroidler çekmiş daha sonra bunları “Kosova 1999” adlı sergisiyle paylaşmıştır. “Invalid” adlı portfolyosu ise son 15 yıllık çekimlerinde arızalı çıkan ve bayatlayan Polaroidlerden oluşmaktadır.

Aytaç Uzmen

Aytaç Uzmen, “Melez” Mimar Sinan Üniversitesi Fotoğraf bölümünde bitirme projesi olarak 1995 yılında sunuldu ve 1998'de Karakutu Cep Fotoğraf Albümleri serisinde yayınlandı. Bu çalışmada, Türklük ve melezlik muammalarına, zaten mümkün olmayan bir analitik çözümden çok, sentezci bir yaklaşımla belli bir hükme varmadan sadece kavram-teknik uyumuyla yeniden bakılıyor. Bu projede görülen Polaroid'den tuvale yapılan emülsiyon transferi, ülkemizde uzun yıllardır yaşanmış kültürel ve genetik doku göçüne işaret eder. Emülsiyon orjinal taşıyıcısı beyaz karttan çıkarılıp, aslında kavramsal olarak yabancı olduğu bir başka sanat dalının medyası olan tuval üzerine göç ettirilerek bu yeni doku ile melezleştirilmiştir. Emülsiyonun orjininden sökülmesi, taşınması, yeni bir zemine yerleştirilmesi ve buradaki yaşlanma süreci, yaşanılan göçlerin ve melezleşmenin sonuçlarıyla uyum göstermektedir.

Ali Muhammet Bayraktaroğlu Polaroid transfer ve emülsiyon kaldırma yöntemleriyle çalışmıştır. Keskin fotoğrafımsı görüntüleri “Coldpress” Suluboya etkisi veren yöntemi ise “Hotpress” yöntemiyle elde etmiştir. Sanatçı Polaroid’te deneysel çalışmalardan ziyade aktüel fotoğrafta da kullanılarak bir dil-üslup oluşturulabileceğini savunmaktadır. İddiasına göre; yaratıcılık sadece Polaroid’in altını-üstünü kazımakla ya da görüntüyü başka bir yere aktarmakla olmayacaktır. Nitekim sanatçının içinde bulunduğu ortam ve beslenmiş olduğu entellektüel kaynaklar onun yaratıcılığına doğrudan etkide bulunmaktadır.

Sonuçta, Polaroid’in özellikle sanatta (görece) çoğaltılamayan bir fotoğraf aracı olması nedeniyle, günümüzde hala bir çekim noktası olmayı sürdürerek ve yurtdışında bazı fotoğraf okullarında lisans ve lisanüstü öğretilmeye,  aynı zamanda da “impossible” ( http://www.the-impossible-project.com ) adlı bir proje grubu tarafından hayatta tutulmaya çalışılmaktadır.

Kaynakça:

-Şahin KAYGUN, Bir Fotoğrafçının Günlüğünden Notlar, Art, Baskı Promat,1992, İstanbul

-Şahin KAYGUN, Tüm Bir Yaşam,  T.C.Kültür Bakanlığı Yayınları, Sanat Dizisi 24,Baskı Promat,1992, İstanbul

-Şahin KAYGUN, Geniş Açı, Dergisi sayı 6,sf.37-69,1999, İstanbul

-Prof.Dr.Simber Rana ATAY’, ‘’Bedenin Metafiziği’’  Fotoğraf Dergisi 4. Sayı,sf.78-79,Aralık 1995,İstanbul

-Aytaç UZMEN, Melez, Kara Kutu Cep Fotoğraf Albümleri, 1998, İstanbul

http://en.wikipedia.org/wiki/Polaroid_Corporation

http://www.fundinguniverse.com/company-histories/Polaroid-Corporation-Company-History.html

Leave a Reply




If you want a picture to show with your comment, go get a Gravatar.