banner ad
0

Sanatı Mürekkeple Kopyalamak

Yazar: Vasgen Değirmentaş

Bu yazıyı Giclée baskı konusuna ayırdım. Uzun yıllar tablo ve 3 boyutlu sanat eserlerinin fotoğraflarını çekip, renk düzenlemelerini yaptım. Kanada’ya yerleştikten sonra, bu konu üzerinde yoğunlaşmak istedim. 2005 yılında “Digital Butler” firmasını kurup sanat reprodüksiyonu, baskısı ve çerçevelenmesi konusunda uzman bir firma olarak hizmet sunmaya başladım. Bu yazıda Giclée baskı konusunu incelerken bir taraftan da “Digital Butler” da kullandığımız iş akışını da anlatmaya çalışacağım.

Giclée baskı, kısaca orijinal sanat eserinin fotoğrafının çekilip, aslına en yakın renklerde sınırlı sayıda veya yüzlercesinin ink-ket basılarak çoğaltılmasıdır. Pek çok sanatçı orijinal eserlerinin daha ekonomik versiyonunu üretmek için bu teknikten faydalanmaktadır. Bunun yanı sıra dünyada bu tür sanat eserlerinin kopyalarına, iç dekorasyon firmaları ve diğer tüketiciler tarafından da büyük talep gelmektedir. 

Giclée Baskı Tekniği

Giclée baskı tekniği yaklaşık 30 yıl önce IRIS dye mürekkep kullanan yazıcılar ile başladı. Bu yazıcı döneminin en iyisiydi, buna rağmen dye tabanlı olduğu için renklerin solması kaçınılmazdı. Beni fotoğraf piyasasında tanıyanlar hatırlayabilir, 1994’de Ağaçkakan da Dicomed Digital tarayıcı arkalık ve Iris yazıcı ile pek çok sanatçıya bu konuda hizmet sunmuştuk. Bugün mürekkep püskürtmeli teknoloji, inanılmaz bir seviyeye ulaştı. Bunu destekleyen uzun arşiv ömürlü kağıt, kanvas, pigment ve solvent tabanlı mürekkepler ve koruyucu kaplamalar ile Giclée baskıların ömrü neredeyse 200 yıla kadar uzadı.

Giclée baskı sürecindeki ilk aşama sanat eserinin dijital dosyasının oluşturulmasıdır. Bu ya fotoğrafı çekilerek ya da tarayıcı ile taranarak oluşturulabilir. Çekim esnasında dengeli aydınlatma, renk doğruluğu ve mümkün olan en yüksek keskinliği elde etmek çok önemlidir. Ben “Digital Butler” da bu işlemi, “Better Light” tarayıcı arkalık, 4×5” kamera ve HMI aydınlatma kullanarak gerçekleştiriyorum. Çekilen görünü Mac iş istasyonuna aktarılıyor, sistemimizin renk doğruluğu X-Rite i1 kalibrasyon donanım ve yazılım sistemi kullanılarak, ekranımız ve printer çıktıları kalibre edilip, kullandığımız her kanvas ve kağıda ayrı ayrı ICC profiller oluşturularak sağlanıyor.

Baskı Aşaması

Dijital dosya oluşturulduktan sonra baskı aşamasına geçiyoruz. Baskılarda “limited edition” yani az miktarda baskı yapıyorsak Epson 9900 yazıcıyı kullanıyorum. Bu yazıcıda 110 cm enine kadar baskı yapabiliyorum. Bu yazıcılarda mürekkep masrafı en büyük harcamalardan… Hata ve israfı önlemek için ilk basta 20×110 cm büyüklüğünde kanvas veya kağıda bir adet sanat eserinin tamamını görecek şekilde, bir de geride kalan kısma, sanat eserinin değişik alanlarından %100 boyutunda bir detaya Photoshop yazılımında değişik kademelerde “Unsharp Masking” filtresi kullanılarak keskinleştirme uygulayıp bir test baskısı yapıyorum. Baskı tamamlandıktan sonra 10 dakika kadar kurumasını bekleyip, daha sonra standart aydınlatma koşullarında renk doğruluğunu, detayı vs kontrol ediyorum. Bu aşamadan sonra gerçek boyutunda baskıları yapmaya başlıyorum. Baskıları çoğunlukla Hahnemühle Rag kağıt ve Magiclée Torino 17M kanvas üzerine basıyoruz, bunun dışında sanatçıların talebine göre değişik malzemeler de kullanabiliyoruz.

Yapılan reprodüksiyon 100 adet üzerinde basılacaksa bu durumda, iş yaptığımız bir firmadan hizmet alıyorum. Bu firmada kullanılan baskı makinesi Epson GS6000, bu yazıcı 160cm enine kadar 8 renk solvent tabanlı mürekkep kullanarak 1440×1440 dpi baskı yapabiliyor. Ayrıca saatte 10 metre kare baskı üretebiliyor.

Geçtiğimiz 20 yıla dönüp baktığımda, ilk dijital arkalıktan veya ilk ink-jet yazıcımdan bugüne teknolojik gelişmenin hızına inanmak mümkün değil gibi geliyor.

 

Leave a Reply




If you want a picture to show with your comment, go get a Gravatar.