banner ad
0

Uçakta Fotoğraf Çekimi

“İpuçları, Kritik Ayrıntılar”

Yazı ve Fotoğraflar: Gökhan Korkmazgil

Yolcu uçaklarında fotoğraf çekmek her fotoğraf meraklısının yapmak istediği şeylerden birisidir. Çok yükseklerden bir çekim açısı yakalamak, her zaman elimize geçen fırsatlardan değildir. Öncelikle yolcu uçaklarında fotoğraf çekmek serbest midir, bu konuyu açmak gerekir. Uçakta kabin ekibi tarafından yapılan duyurulara ve güvenlik uyarılarına dikkat ederseniz telsiz, cep telefonu, uzaktan kumanda gibi cihazlar uçuş boyunca özellikle yasaklanır. CD/DVD oynatıcı, video kamera, radyolu oyuncaklar, yayın işlevine sahip aletler ve her türlü elektromanyetik dalga yayan elektronik cihazlar da kalkış ve inişte yasaklanmıştır. Dijital fotoğraf makinelerinden hiç bahsedilmez; tıpkı işitme cihazları ve kalp pilleri gibi. Eğer kendi başına internete bağlanan ya da Wi-Fi özellikli bir dijital fotoğraf makineniz yoksa makinenizin uçuş güvenliğini tehlikeye atacak bir cihaz olduğundan bahsetmek mantıklı değildir. Yine de, bazı havayolu şirketlerinin politikaları gereği uçuş ekibinin fotoğraf makinesi kullanmanıza engel olmaya hakları olabilir. Diğer yolcuların bilgi eksikliğinden dolayı tedirgin olmaları da bu engellemeye bir sebeptir. Daha açık bir tanımla uçuş görevlilerinin, uçağın içinde herhangi bir dijital medya kullanımını kısıtlama hakları vardır ve havacılık kuralları gereği uçuş ekibinin direktiflerine uymak gerekir. Bazı havayolu firmaları (örneğin Avustralya/Quantas) ise uçak içinde fotoğraf çekilmesine izin verir, hatta yolcu güvenlik kartlarında herhangi bir zamanda fotoğraf çekilmesinin serbest olduğu bildirilmektedir. Sonuç olarak, fotoğraf çekme isteğinizi belirterek uçuş ekibinden izin istemek, doğru bir davranış olmanın yanısıra, her türlü olumsuzluğun baştan önüne geçmenizi sağlar.

Makineniz yanınızda olsun

Makinenizi, objektiflerinizi, yedek pil ve bellek kartlarınızı bir çanta ile uçakta yanınıza almanıza engel yoktur. Uçuşta fotoğraf çekmeyi planlıyor olmasanız bile pahalı ve hassas ekipmanınızı bagaja vermek doğru değildir.

İlk yapmanız gereken şey, uçuş zamanı, coğrafya, rota, uçağın tipi ve uçağın yönü ile ilgili bilgi edinmek olmalıdır. Check-in sırasında pencere yanı koltuk almak asla yeterli olmaz. Yolculuk sırasında güneşin uçağa göre konumunu hiç olmazsa kabaca hesaplamalı ve güneş vurmayan tarafta oturmalısınız. Güneşin bulutlarla yaptığı ışık oyunları güzel kareler yakalamanıza olanak verebilir, ancak yeryüzünde sürekli değişen manzaraların fotoğraflarını çekmek istiyorsanız kişisel deneyimlerim güneşin vurmadığı pencere yanında olmanın daha avantajlı olduğu yönündedir. Örnek olarak İstanbul’dan Dalaman’a bir sabah uçuşunuz varsa doğrultunuz kuzey-güney yönünde olacak, sabah saatlerinde güneş doğuda, yani genellikle uçağın sol tarafında kalacaktır. Görevliye sağda, kanattan uzak pencere yanı isterseniz olabildiği kadar doğru bir yer seçmiş olursunuz. Check-in sırasında uçağın yerleşim planını görmek istediğinizi söyleyin, her türlü planı yaptıktan sonra kanat üstüne denk gelen bir koltuğa oturmuşsanız bütün planlarınız da uçup gitmiş demektir.

Yolcu uçaklarının koltuk araları zaten dar, ön-arka mesafe yetersiz, hareket yeteneğiniz çok kısıtlı olacaktır. Uçak pencerelerinin küçük olduğu, çift katmandan ve yapıldığı malzemeden dolayı özellikle kenarlarda görüntü bozulmaları oluşturduğu da hesaba katılırsa işiniz hiç de kolay olmayacaktır. Görüş açısı dar, çekim için yeriniz daha da dardır. Kalkıştan sonra ve inişten önceki dakikalar çekim için çok değerlidir. Uçak manevra yaparken bulunduğunuz tarafa dönmek için sizin tarafınıza yan yatar. Küçük pencerenizden aşağıdaki manzara tam olarak görüş alanınıza girer. Uçak iyice yükselip 10 bin metre civarında olağan seyir yüksekliğine ulaştığında artık bulutların üzerinde ve yeryüzünü fotoğraflamak için fazla yüksekte kalırsınız. Üstelik buzlanma, yoğunlaşma, kirlenme gibi nedenlerden pencere artık istediğiniz gibi temiz kalmaz.

Doğru ekipman…

Uçaktan çekim için doğru ekipman nedir? Küçük kompakt makinalar, yer ve açı darlığı nedeniyle kullanışlı olabilir. Ancak her zamanki gibi makine üzerinde daha fazla kontrol isteği nedeniyle bir DSLR kullandığınızı düşünerek kendi deneyimlerimi aktarayım: Bir standart zoom objektif hem geniş açı ile manzara, hem de yere yaklaştığımızda belirli sahneler için yeterli oluyor, 24-70mm objektif kullanıyorum. Kendi pratiğinize göre hangi çekim modunu kullanırsanız kullanın, flaşın kapalı olmasına dikkat etmelisiniz. Makinenizi otofokus modundan çıkarın, otomatik netleme uçaktan çekim yaptığınız uzaklıklar için hem gerekli değildir, hem de pencere nedeniyle otofokus sürekli netleme yapmaya çalışır. Elle netleme yapın. Uçak motorunun titreşimleri çekiminizi etkiler; her zaman alıştığınızdan daha yüksek enstantane ile çekin. Makinenizin ya da objektifinizin titreşim önleme özelliğini kullanın. Uçaktan yapılan çekimlerde maksimum net alan derinliği ve kısa perde hızı bileşeni gereklidir. Bir başka deyişle, çoğunlukla kısık diyafram ve yüksek enstantaneyi bir arada kullanmak durumunda olacaksınız. Bu durumda netliği kaybetmemek için en kritik seçiminiz perde hızı üzerinde olacaktır. Bu nedenle ben perde hızı öncelikli çekim modunu kullanıyorum. Işık koşulları yeterli gelmez ve yüksek enstantaneyi koruyabilmek için diyaframı fazla açmak zorunda kalırsanız ISO’yu yükseltin. Makinelerimizin neredeyse tamamı RAW format çekim yeteneği ile donatılmıştır; RAW formatta çekin. Böylece daha sonra pozlama değerleri üzerinde belirli bir aralıkta kontrol sahibi olabilir, beyaz dengesi düzeltmelerini sorunsuz olarak yapabilirsiniz.

Leave a Reply




If you want a picture to show with your comment, go get a Gravatar.