banner ad
0

Dünyanın En Renkli Festivali

Yazı ve Fotoğraflar: Tahir Özgür

Hep anlatırlar, hep söylerler… Derler ki Hindistan dünyanın en renkli ülkesidir.

Herkes de merak eder. Öyle midir? Öyledir…

Ama o kadar renk içerisinde bir renkler yumağı var ki bambaşkadır.

Hemen hemen her gün bir festivalin ve kutlamanın yapıldığı, sokakta yatan insanların dahi mutluluk ile gülümsedikleri Hindistan'da Holi bir başka dünyadır. Hele hele Holi'yi Matura'da kutluyorsanız. Yani, öylesine göstermelik, stad kutlamalarından çıkıp, yapmacıklıktan, protokolden, turistik gösterilerden uzakta halkın arasında, bire bir halkın içinde kutluyorsanız inanılmaz güzellikler ve renkler yaşarsınız. İşte biz de Hindistan'ın en büyük rengini böyle yaşadık.

Tahir10

Matura'nın, Vrindaban denilen küçük bir kasabasında, küçük dediğime bakmayı Yumanu Nehri'nin kenarından geçtiği harika bir yer. Bizim Antakya'yı andırıyor. Dar sokaklar, sıcakkanlı insanlar… Uçakta karşılaştığımız  bir Hintli, Holi için Hindistan'a gittiğimizi öğrenince, "Holi için gidiyorsanız, Jaipur'u filan boşverin, Matura'ya, Vrindaban'a gidin" demişti. Zaten gezide baştan sona bize yol gösteren Sevgili Zafer Bozkaya ile Mine Candar'da aynen böyle demişlerdi. Yine de biz Holi'nin resmi açılışını izlemek için Jaipur'a gittik. Ama ertesi gün, yani Holi Bayramı'nda Zafer'i ve Hintli yol arkadaşımızı dinleyerek sabah erken saatlerde Matura'da olmak için trene bindik. Geceyi trende geçirdikten sonra sabah erkenden Agra'da olduk. Agra'da Tac Mahal'ı gündoğumunda fotoğrafladıktan sonra kiraladığımız taksi ile Matura'ya geçtik. Matura'ya girer girmez rengarenk boyanmış insanları görünce Holly'nin nasıl geçeceği konusunda, az çok fikir sahibi olmuştuk zaten. İnsanlar elerinde kova kova boyalarla dolaşıyorlardı. Matura'da hazırlıklarımızı yaptık. Bu yolculukta bana eşlik eden yol arkadaşım Mevlüt ile fotoğraf makinalarımızı, çantalarımızı naylonlara iyice sardık ve rişkalara binerek Vrindaban'ın yolunu tuttuk. Yol boyunca Holi için doğru yere geldiğimize kesin olarak inanmaya başladım. Çünkü insanlar  kamyonların kasalarında, araçlarında, motosikletlerinin üzerinde, bisikletlerinde çığlıklar atarak Holi'i kutluyor ve birbirini boyuyordu. Nihayet yarım saatlik bir yolculuktan sonra Vrindaban'a ulaştık.

Tahir 9

İlk izlenimlerimiz: inanılmaz… Daha rişkadan inmeden yüzümüze  boyalar yağmaya başladı. Ne olduğunu anlamadık bile… Yüzümüze boyayı atan, karşımıza geçerek büyük bir saygı içerisinde bizi selamlıyor ve "Happy Holly" diye bağırıyor sonra da bizimle fotoğraf çektirmeye çalışıyordu. Bu onlar için  büyük bir ritüel. Ara sokaklara dalınca bu kez neye uğradığımızı şaşırdık, ara sokaklarda çocuklar, kadınlar, yaşlılar, gençler, kocaman kocaman adamlar yol kenarına, evlerinin önüne çuvallarla, kovalarda renk renk boyaları koymuşlar geleni geçeni boyuyor, üzerlerine boya atıyordu. Bununla da yetinmeyip bir kova su dökerek boyama işini tamamlıyor, sonra da hep birlikte büyük bir sevinç içerisinde, "Happy Holly" diye çığlıklar atıyorlardı. Tabi bundan bizde nasibimizi aldık. Önce biraz ürkek davrandık, boyadan kaçınmaya çalıştık, ama bir süre sonra bundan kurtuluş olmadığını anlamıştım. Zaten kaçacak halimde kalmamıştı. Her tarafım boya olmuştu. Ben de "Happy Holly" diye bağırmaya başladım artık. Tek yapmaya çalıştığım şey yeni alıp da Hindistan'a geldiğim fotoğraf makinemi korumaktı. Neyse ki onu iyi  korumaya almıştım. Dolaşırken insan inanılmaz bir keyif alıyor, "Evet Hindistan bu" diye geçiriyorsunuz içinizden. Ara sokaklarda dolaşırken birden üzerinize bir kova boyalı su döküldüğüne de şahit oluyorsunuz. Kafanızı kaldırıp baktığınızda ise, iki katlı olan evlerin çatılarından ve pencerelerden  insanların  boyalı su döktüğünü ve sizi böyle selamladıklarını, bayramınızı kutladıklarını görüyorsunuz.

Tahir 34

Akşam saatlerine kadar Vrindaban sokaklarında dolaştık, insanlar hem Holi kutluyor, hem de yemeklerini dahi sokak ortasında boyalı suratları ile yemeye çalışıyorlardı. Vrindabanlılar önlerine ne gelirse boyuyorlar, köpekleri, inekleri, maymunları… Büyük bir coşku, büyük bir bayram yaşanıyor Vrindaban'da… Akşam saatlerine doğru  Yumanu Nehri kenarındaki bir  tapınağa giriyor ve orada bir görevlinin odasında dinleniyor, elimizi yüzümüzü yıkıyor ve sohbet ediyoruz. Burada  Hindistan'ın çok önemli Tanrılarından birisi olan Krişna ve Rade hakkında bilgiler alıyoruz. İnanılmaz bir misafirperverlik görüyoruz. Biraz dinlendikten sonra Yumanu  Nehri'nin kenarına iniyoruz, burada insanlar nehre girerek boyalarından arınmaya çalışıyorlar ve yine eğlenmeye devam ediyorlar.

…Ve Vrindaban'dan ayrılırken dilimize takılıyor, "Happy Holly"

Leave a Reply




If you want a picture to show with your comment, go get a Gravatar.