banner ad
1

İhtiyaca göre seçim önemlidir

Tekirdağ’da 1960 yılında doğan Nazmi Kılıçer, yaklaşık 35 yıldır Leica’dan Hasselblad’a kadar birçok markanın sorunlu makinelerine çözüm buluyor. Fotoğraf makineleri konusunda yıllara dayanan bir uzmanlığa sahip olan Kılıçer, başta servisliğini yaptığı markalar olmak üzere birçok markanın bakım ve onarım işleriyle de uğraşıyor. Zamanla gelişen teknolojiye ayak uydurmasını bilen Kılıçer’in Üsküdar’da Elitel adında bir teknik servis atölyesi var.

İhtiyaca Göre Seçim Önemli
Dijital fotoğraf makinesi kullanıcılarının bilinçsizliğinden yakınan Kılıçer, kendisine tamir için getirilen makinelerin çoğunda ortak problemler görüldüğünü belirtiyor. Makinelerin çeşitliliği ve gelişimi kapsamında sorunlarının da çeşitlendiğini belirten Kılıçer, bu konuda her firmanın kendine has çözümler ürettiğini söylüyor. Yani ortada standart bir çözüm yok. Nazmi Kılıçer bu noktada insanların çok da bilmeden kullandıkları makinelerinde zorlandıkları yerin kendileri için sorun olduğunu ve artık satın alınan her makinede aynı sorunu yaşama korkusu taşıdıklarını söylüyor. Bu da olayın diğer yönlerini gözden kaçırmalarına sebep oluyor. Dijitalin bambaşka bir sistemmiş gibi görüldüğü önyargısını da müşterilerinde kırmaya çalışıyor Kılıçer. Fotoğrafın temelde ışığı yakalamak ve kaydetmek olduğunu bildikçe, ister analog yolla ister sensör algılayıcısıyla yapılsın sonuçta varacağımız nokta hep aynı. Arada sadece işlev farkı vardır diyor ve ekliyor: “Dijital teknoloji fotoğrafla ilgili her şeyi çözecek bir mucize değildir.” Ayrıca yüksek çözünürlüğün kaliteyle bağdaştırılması konusunda da açıklamaları var Kılıçer’in. Ona göre fotoğraf makinesinin kullanım amacı çok daha önemli bir konu. Yani bir makinenin 33 milyon piksel ya da 22 milyon piksel olması görüntünün kaliteli olduğu anlamına gelmiyor. Sadece büyük dosya boyutlu büyük bir fotoğraf elde edilebiliyor hepsi bu. Kılıçer’e göre kişinin ihtiyacı olan alan boyut onun için en ideali. Yani burada görüntünün kullanım amacı devreye giriyor. Bu durumu açıklamak için arabalarla ilgili bir örnek veriyor: 4 kişilik bir BMW spor araba ne kadar hızlı ve kıvrak olursa olsun 20 kişi taşıyamaz. Eğer bu sayıda yolcu taşımak istiyorsanız bir minibüse ihtiyacınız vardır. Sistemin doğru çalışmasına önem verilmelidir.
Her makinenin sensörü farklı davranıyor, farklı tepkiler veriyor. Kılıçer tecrübelerine dayanarak kompakt makinelerin sensörlerinin daha gelişmiş olduğunu ve kompakt makine üretici firmaların pazarda sensör gelişmelerini hızlı takip ettiklerini vurguluyor. Sensörlerin gelişimini yakinen takip etmesine dayanarak bu farkın nedenlerini şu şekilde açıklıyor: “Aslında her çıkan makinede sensörler gelişiyor ve adım adım hassaslaşıyor. Sanıldığının aksine değişim bundan ibaret. Kompakt makine modelleri, DSLR makine modellerine göre çok daha hızlı değiştiği için firmalar elde ettikleri kazançlarla daha büyük yatırımlar yapabiliyor ve makinenin sensörleriyle oynayabiliyorlar. Çünkü satış trendi o yatırımı kaldırabiliyor.“
 
İkinci el dijital makine almak riskli mi?
Bir makine sahibinden bilinçli olmasını istiyor Nazmi Kılıçer. Kullandıkları makinenin kullanım kılavuzunu mutlaka okumalarını tavsiye ediyor. Makinenin birçok sistemi, gerekli gereksiz bir çok özelliği olsa da, kullansınlar kullanmasınlar yine de özelliklerini bilsinler yani makinelerini iyi tanısınlar istiyor. Tekrar tekrar yinelemek durumunda kaldığı tavsiyesi ise makinelerin bozulduğunda bu konudan anlamayan ellere teslim edilmemesi oluyor. Çünkü Nazmi Kılıçer bu dertten bir hayli muzdarip. Özellikle Türkiye’de uzman olmayan kişilerin makineleri karıştırıp bozmaları ya da bozuk makineyi kurcalayarak kullanılmaz hale getirmeleri konusunda oldukça fazla olayla karşılaşmış. İkinci el makinelerin tercih edilmesine ise temkinli yaklaşıyor. Özellikle dijitalde bunun çok tehlikeli olduğunu vurguluyor. Firmalar açıklama yapmasa da sensörlerin bir ömrü olduğuna inanıyor Kılıçer ve zamanla hassasiyetlerinin kaybolduğunu, netlikte sorunlar yaşandığını söylüyor. Tüm bunları geçmişi bilinmeyen makinelerde anlamanın çok zor olduğunu dile getiriyor. Yine de yapılacak şeyler var Kılıçer’e göre. Mesela ikinci el makinenin güvenli bir yerden alınmasına dikkat etmek, makineyi iade şartıyla almak gibi. Özellikle ürünü satın alırken aldıkları kişi ya da kurumla makineyi yetkili servise götürüp test ettirmeleri ve bir arızası çıktığı takdirde de para karşılığı iade etmeleri konusunda anlaşmaları gerektiğinin altını çiziyor. Arızalı olan makinenin yerine başka bir makine değil parasını almak şartıyla. Tüm bunları kabul etmeyen bir esnaftan zaten alışveriş yapılmaması gerektiğini söylüyor.
Dijital makine kullanıcıları için rutin bakımlar konusunda da tavsiyelerde bulunuyor Nazmi Kılıçer. Saklama esnasında objektiflerin uzun süre gün ışığından uzak kalmaması özellikle kapalı ve nem alan ortamlardan uzak tutulması gerektiğini vurguluyor. Dikkat etmeyip de optiklerini bu şekilde saklayanların 6 aydan sonra objektifte mantar oluşması sorunuyla karşılaşacaklarını dile getiriyor. Bu durum kalite ve marka gözetmeksizin uzun süre kapalı kalan tüm objektifler için geçerli olabiliyor. Oluşan mantar bir canlı ve objektifin kaplamasını yiyor, lekeler bırakıyor. Bu da makinenin değerinin düşmesine ve netliğin olumsuz etkilenmesine neden oluyor. Nazmi Kılıçer bu durumun yalnızca ultraviyole ışıkla önlenebileceğini söylüyor. Güneş ışığı gören mantar ölüyor fakat geriye izi kalabiliyor. Bunun da temizlenme şansı oldukça düşük.

Yorumlar (1)

Trackback URL | Comments RSS Feed

  1. Cheap Flights diyor ki:

    wonderful post.Never knew this, regards for letting me know.
    My blog is about Cheap Flights.

Leave a Reply




If you want a picture to show with your comment, go get a Gravatar.